بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
إِذَا زُلۡزِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ زِلۡزَالَهَا
Yer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı,
وَأَخۡرَجَتِ ٱلۡأَرۡضُ أَثۡقَالَهَا
Yer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı,
وَقَالَ ٱلۡإِنسَـٰنُ مَا لَهَا
Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
یَوۡمَئِذࣲ تُحَدِّثُ أَخۡبَارَهَا
O gün (yer), haberlerini anlatacaktır.
بِأَنَّ رَبَّكَ أَوۡحَىٰ لَهَا
Çünkü senin Rabbin, ona vahyetmiştir.
یَوۡمَئِذࣲ یَصۡدُرُ ٱلنَّاسُ أَشۡتَاتࣰا لِّیُرَوۡا۟ أَعۡمَـٰلَهُمۡ
O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar.
فَمَن یَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٍ خَیۡرࣰا یَرَهُۥ
Artık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür.
وَمَن یَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةࣲ شَرࣰّا یَرَهُۥ
Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür.
Fâtiha Suresi, 1. Ayet
Tilavet: Saad Al-Ghamdi