İslami Makaleler

Şahı Bilvanisi Şeyh Sultan Seyyid Fevzeddin el-Hüseyni (K.S.A)

Şahı Bilvanisi Şeyh Sultan Seyyid Fevzeddin el-Hüseyni (K.S.A) Şahı Bilvanisi Şeyh Sultan Seyyid Fevzeddin el-Hüseyni (K.S.A) hazretleri Seyyid Muhammed Raşid Erol\'un (k.s.) büyük ogludur.1957 Siirt doğumludur ,suan 52 yasindadir. 1971 senesinde Ailece göç ederek Adıyaman\'ın Kahta ilçesinin Menzil köyüne yerleşirler. Seyyid Fevzeddin Erol (k.s.),Sultan hz nin tavsiyesi ile 1983- 2003 arasında Ankara\'da ikamet etmiştir. 2001 ile 2002 yılları arasında, Eskişehir Sivrihasar\'ın Bilvanis köyüne ( ...

Devamı için tıklayın.

Şems-i Tebrizi & Mevlana

Şems-i Tebrizi & Mevlana ... Birisi her gece kalkıp Allah\'ı anıyor, O\'na dua ediyordu. Şeytan ona dedi: - Ey devamlı Allah\'ı anan kişi! Bütün gece Allah deyip çağırmana, yakarman karşılık seni buyur eden var mı ki? Sana bir tek cevap bile gelmedi, daha ne zamana kadar böyle yakarıp dua edeceksin? Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu ve hüzün içinde uyudu. Rüyasında ona şöyle dendi: - Kendine gel uyan! Niye duayı, zikri bıraktın? Neden usandın? Adam: - Buyur diye ...

Devamı için tıklayın.

EBÛ TÜRÂB-I NAHŞEBi

Horasan bölgesinin büyük velîlerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi. Dokuzuncu yüzyılda yaşamıştır. İsmi, Asker bin Hüseyin\'dir. Ebû Türâb künyesiyle ve Nahşebî nisbesiyle meşhur olmuştur. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 859 (H.245) senesinde Basra civârında vefât etti. Horasanlı olan Ebû Türâb-ı Nahşebî, zamânının âlimlerinden ilim tahsîl etti. Aklî ve naklî ilimlerde âlim oldu. Şâfiî mezhebi fıkıh ilminde derin âlim idi. Ahmed bin Hanbel\'in ilim meclislerinde bulun ...

Devamı için tıklayın.

Abide şahsiyet Ali Haydar efendi

Abide şahsiyet Ali Haydar efendi.. Abulhamid han. sonrası devir, komploları ve hileleriyle tam bir eşkıya cennetiydi. İttihatçı birkaç medreseli dilediği gibi Fetvahane’ye Meclis-i Meşayihe, ve hatta Meşihat’e bile müdahale edebiliyordu. Sürekli “şeyhülislam”lar değişiyor, medreseler hür bir ortamda çalışamıyordu. işte bu dönemde ali haydar efendi ye yapılan bir teklif... Şeyhulislam Ol! Devlet ehramının İttihatçılar elinde tepetaklak olduğu günlerde (1914 yılı) Talat Pa ...

Devamı için tıklayın.

İmam Rabbani

İmam Rabbani Nura hasret Hindistan\'ın karanlıklar içinde kaldığı zamandı... Hicri 971 yılında (Miladi 1563) Delhi taraflarında ancak erbabının fark edebildiği bir kehkeşan parlaklığı belirdi. Gittikçe koyulaşan karanlık ve artan kasavet sebebiyle gözleri maddeye dönük olanların pek fark edemediği bu parlaklık, Serhend (Sirhind) şehrinde sahabe samimiyetinin yaşandığı bir evden geliyordu. Cesaret ve adalet timsali Hazret-i Ömer\'in yirmi sekizinci nesilden bir torunu dünyaya teşrif ...

Devamı için tıklayın.

İslâmda ilk öğretmen: MUS\'AB BİN UMEYR Ashab-ı Kiram (Sahabeler)

İslâmda ilk öğretmen: MUS\'AB BİN UMEYR Mus\'ab bin Umeyr, hem annesi hem de babası tarafından Kureyş\'in asîl ve zengin bir âilesine mensub idi. Zengin oldukları için gâyet râhat bir hayat sürüyordu. Orta boylu, güzel yüzlü, nâzik ve yumuşak huylu, son derece zekî idi. Güzel konuşurdu. Akl-ı selîm sâhibi olduğundan, putların bir fayda veya zarar veremiyeceğini bilir onlara tapılmasından nefret ederdi. Annesi tarafından en iyi şartlar altında refah ve bolluk içinde yetiştirilmi ...

Devamı için tıklayın.

Sahabi hassasiyeti Ashab-ı Kiram (Sahabeler)

Sahabi hassasiyeti ________________________________________ Ilk Müslümanlardan Abdurrahman ibni Avf r.a oglu Ibrahim anlatiyor: Birgün babam Abdurrahman ibni Avf orucluydu.Aksam olunca önüne mükellef bir iftar sofrasi getirdiler.Babam sofraya söyle bir bakti,sonra sunlari söyledi: \"Mus´ab ibni Umeyr Uhud Savasinda sehit edildi.O benden hayirli bir adamdi. Ama ona bir hirkadan baska kefen bulunamadi. O hirkayla basi örtülse ayaklari,ayaklari örtülse basi acikta kaliyordu. Uhud günü Hz. Hamza da sehit oldu. o da be ...

Devamı için tıklayın.

Abdurrahman bin avf Ashab-ı Kiram (Sahabeler)

.:..:.. Abdurrahman bin avf ..:..:.. Abdurrahman bin Avf, ticâretle meşgul olurdu. Bu sebeple çeşitli yerlere ticâret için giderdi. Şöyle anlatır: Peygamber efendimize peygamberlik emri bildirilmeden bir yıl önce, ticâret için Yemen\'e gittiğim zaman, Askelân bin Avâkir-ül-Himyerî\'ye misâfir olmuştum. O zât, çok yaşlı idi ve ona her varışımda ona konuk olurdum. O da bana Mekke\'den haber sorarak derdi ki: - İçinizde kendisi hakkında haber ve zikir bulunan zât zuhûr etti mi? Dîniniz h ...

Devamı için tıklayın.

Sa\'d bin mu\'âz Ashab-ı Kiram (Sahabeler)

.:..:.. Sa\'d bin mu\'âz ..:..:.. Muhammed aleyhisselâmın bi\'setinin onuncu yılı başlarında Medîne\'den gelen 12 kişi, Peygamberimizle görüşüp Müslüman oldular. Birinci Akabe bîatı denilen bu görüşmeden sonra, Peygamber efendimiz, Kur\'ân-ı kerîmi ve İslâmiyeti öğretmek üzere, Mus\'ab bin Umeyr\'i Medîne\'ye gönderdiler. Sen işini bilen adamsın Ancak bir kabîle reisi olarak bu işe de el koymak istiyordu. Bu maksatla kabîlesinin ileri gelenlerinden Üseyd bin Hudayr\'a dedi ki: - ...

Devamı için tıklayın.

Ammâr bin yâser Ashab-ı Kiram (Sahabeler)

.:..:.. Ammâr bin yâser ..:..:.. Ammâr bin Yâser, ilk Müslümanların otuzuncusudur. Süheyb-i Rûmî ile birlikte, Dâr-ül Erkam\'da aynı vakitte Müslüman olmuşlardı. O zaman Peygamber efendimiz Dâr-ül Erkam\'da bulunuyordu. Ammâr bunu şöyle anlatıyor: Bir gün Hz. Erkam\'ın evinin önünde Hz. Süheyb bin Sinan\'a rastladım. Ona dedim ki: - Burada ne yapıyorsun? - Sen ne yapıyorsun? - Ben içeri gireceğim ve Hz. Muhammed\'in sözlerini dinleyip bildirdiği dîne gireceğim. Müslüman olac ...

Devamı için tıklayın.