Sûrelerin İniş Sebepleri Nelerdir - 2

Sûrelerin İniş Sebepleri Nelerdir - 2 Kuran-ı Kerim Fihristi ve Kayıtları

9-et-TEVBE

Tevbe sûresi, 129 (yüzyirmidokuz) âyettir. 128 ve 129. âyetler Mekke\'de, diğerleri Medine\'de inmiştir. 104. âyet tevbe ile ilgili olduğu için sûreye bu isim verilmiştir. Sûrenin bundan başka birçok ismi olup en meşhuru Berâe\'dir. Bu sûrenin Enfâl sûresi\'nin devamı veya başlı başına bir sûre olup olmadığı hakkında ihtilâf olduğu için başında Besmele yazılmamıştır. Hicretin dokuzuncu yılında Hz. Ebu Bekir, hac emîri olarak tayin edilmiş ve müslümanlar hacca gönderilmişti. Bu sûre inince Resûlullah (s. a.) Allah\'ın emirlerini hacdaki insanlara tebliğ etmesi için Hz. Ali\'yi görevlendirdi. Hz. Ali hac kafilesine ulaştığında Hz. Ebu Bekir, \"Amir olarak mı geldin, yoksa memur olarak mı?\" diye sordu; Hz. Ali, sadece sûreyi Mekke\'de hacılara tebliğ ile me\'mûr olduğunu bildirdi. Hz. Ali bayramın birinci günü Akabe Cemresi yanında ayağa kalkarak kendisinin Peygamber tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu bildirdi ve bir hutbe okudu, sonra da bu sûrenin başından 30 veya 40 âyet okuyarak dedi ki: \"Dört şeyi tebliğe memurum: 1. Bu yıldan sonra Kâbe\'ye hiçbir müşrik yaklaşmayacak, 2. Hiç kimse çıplak olarak Kâbe\'yi ziyâret etmeyecek, 3. Müminden başkası cennete girmeyecek, 4. Müşrik kabileler tarafından bozulmamış antlaşmalar, antlaşma süresinin sonuna kadar yürürlükte kalacak.\"

*******************

10-YÛNUS

Yunus sûresi, 109 (yüzdokuz) âyet olup 40, 94, 95 ve 96. âyetler Medine\'de, diğerleri Mekke\'de inmiştir. 98. âyette Hz. Yunus\'un kavminden bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir. Mekke halkı, kendi içlerinden bir adamın peygamber olabileceğine inanamıyorlar ve: \"Allah, Ebû Tâlib\'in yetimi Muhammed\'den başka bir peygamber bulamadı mı?\" diyorlardı. Hiç olmazsa hatırı sayılır, zengin ve makam sahibi birisinin peygamber olmasını daha uygun görüyorlardı. İşte bunun üzerine bu sûre inmiştir.

******************

11-HÛD

Hûd sûresi, 123 (yüzyirmiüç) âyet olup 12, 17 ve 114. âyetler Medine\'de, diğerleri Mekke\'de inmiştir. 50 - 60. âyetlerde Arabistan halkına gönderilmiş peygamberlerden biri olan Hûd (a. s.)\'ın hayatından bahsedildiği için sûreye bu isim verilmiştir. Yunus sûresinden sonra inmiş olup onun devamı niteliğindedir. İtikada ait esasları, Kur\'an\'ın mucize oluşunu, ahiretle ilgili meseleleri, sevap ve cezayı ve Hz. Hûd\'dan başka Nuh, Salih, İbrahim, Lût, Şuayb ve Musa (a. s.) gibi peygamberlerin kıssalarını ihtiva etmektedir.

**********************

 

12-YÛSUF

Yusuf suresi, 111 (yüzonbir) âyet olup 1,2 ve 3. âyetler Medine\'de, diğerleri Mekke\'de inmiştir. Sûrenin başından sonuna kadar Yusuf Peygamber\'den bahsedildiği için bu adı almıştır.
************************
13-er-RA\'D

Ra\'d Sûresi, 43 (kırküç) âyet olup Mekke\'de mi, Medine\'de mi indiği hakkında ihtilaf vardır. Sûrenin muhtevası göz önüne alınırsa Mekke\'de indiğini söyleyenlerin görüşü biraz daha ağırlık kazanır. Sûrenin onüçüncü âyetinde gök gürültüsü manasına gelen \"er-Ra\'d\" kelimesi zikredildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
****************
14-İBRÂHİM

İbrahim sûresi, 52 (elliiki) âyet olup 28 ve 29. âyetler Medine\'de, diğerleri Mekke\'de inmiştir. 35-41. âyetler Hz. İbrahim\'in duasını ihtiva ettiği için sûreye bu ad verilmiştir.
****************
15-el-HİCR

Hicr sûresi, 99 (doksandokuz) âyet olup 87\'si Medine\'de, diğerleri Mekke\'de inmiştir. Hicr, bir yer adıdır. 80-84. âyetlerde Hicr\'den bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
**************
16-en-NAHL

Nahl sûresi 128 (yüzyirmisekiz) âyet olup, son üç âyeti Medine\'de, diğerleri Mekke\'de inmiştir. 68. âyette bal arısından söz edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
*****************
17-el-İSRÂ

Mekke\'de nâzil olmuştur. Ancak 26, 32, 33 ve 57. âyetlerle 73 ilâ 80. âyetlerin Medine\'de indiği rivayet edilmektedir. 111 (yüzonbir) âyettir. \"İsrâ\" kelimesi, geceleyin yürümek manasına gelir. Hz. Peygamber\'in Mi\'rac mucizesinin Mekke\'den Kudüs\'e kadar olan kısmı bu sûrede anlatıldığından, sûre \"İsrâ\" adını almıştır.
***************
18-el-KEHF

Kehf sûresi 110 (yüzon) âyettir. Mekke\'de nâzil olmuştur. Ancak, 28. âyetin Medine\'de nâzil olduğu rivayeti de vardır. Sûre bu adı, içinde söz konusu edilen ve \"mağara arkadaşları\" demek olan \"Ashâb-ı Kehf\"den almıştır.

 

Makaleyi Paylaş

Konu Etiketleri Etiketler:

Konu Hakkında Yorumlar

Yorum Bulunmamaktadır.

Sizde Konu Hakkında Yorum Yazın